1 ay boyunca neler yaptım? Neler yaşadım? | Benkuzgun

1 ay boyunca neler yaptım? Neler yaşadım?

Daha ne kadar sıkılabilirim ki adlı yazı çalışması.


Bu yazı tek elle yazılmıştır. Olası yazım hatalarını yorum bölümünden yüzüme çarpınız.

Yazıya başlamadan önce WordPress sürümünü güncelledim. WordPress 5’i kullanmamamın sebebi bir sonraki düzeltme güncellemesini beklemekti. Öyle de oldu. WordPress 5.0.1 sürümü gelmiş güncelledim. Ayrıca Gutenberg Türkçe olmuş. WordPress’in bu kadar çok kullanılmasının bir sebebi olmalı. WordPress 5 ile ilgili kısa notlara buradan ulaşabilirsiniz.

El bileğimin kırılması sosyal hayatımı fena şekilde etkiledi fakat bazı yeteneklerimi geliştirdi diyebilirim. Örneğin, tek elle duş almak, şampuanı yeteri kadar kafaya sıkabilmek, ağzı bağlanmış kuru yemiş poşetini tek elle açabilmek falan filan. Bazı kötü durumlara denk gelsem de yine de yaşayabiliyorum ulan! Ben yerime oturmadan otobüsün aniden kalkış yapması resmen medeniyetsizlik. Oturacak yer bulamazken kimsenin yer vermemesi de ayrı bir vurdumduymazlık.

İlk alçı 21 Kasım’da yapıldı. Bu geçici alçıydı fakat bileği sadece üstten sarmışlardı. Alçının köşeleri fena şekilde vuruyordu. Ağrı kesici atıyordum ama pek faydasını görmemiştim bu üç günlük arada. 3 gün sonrasında tekrar bir röntgenle kolumda 1 ay kalacak alçı yapıldı. Bu alçı bilekten dirseğe kadar yapılmıştı. Kullandığım Bi-Profenid 100 MG ağrı kesiciyi bitirdim. Sonrasında aynı ilacın 150 MG olanını aldım. Kolum ağrıdığında içmeye başlamıştım. İki tane kadar 2 günde bir attım fakat 1 hafta önce kadar bıraktım çünkü artık kolum ağrımıyordu.

Sabah kalktığımda -ki buna öğlen diyeyim ben- ağrı oluyor fakat kısa bir süre sonra geçiyor. Kırılan bölge dışında bazı ağrılar yaşıyorum. Özellikle kas olan yerlerde. Parmaklara egzersiz yapıyorum, kolumu uzatıp kan akışını hızlandırıyorum. El bölgesine 1 aydır su dokunmadı. Bu sebepten kuru tabaka oluşmaya başladı. Ufak tefek deri parçaları koparıyorum parmak uçlarımdan ve diğer taraflardan. Zombi eli gibi oldu. Biraz şişik, biraz pis 🙂 Bu yazıyı okuyanlar, alçı sonrası nasıl bir krem kullanmam gerektiğini yazarsanız sevinirim.

8 Aralık günü tekrar kontrol vardı. Doktor direkt röntgene gönderdi. Sonuçlardan sonra biraz canım sıkıldı çünkü kırık olan bölgede oynama olmuş. Sağa sola değil, arası açılmış kırığın. Biraz daha dikkat et diyerek tekrar randevulaştık. 11 Aralık’ta (neden iki gün sonra anlamadım) tekrar kontrole geldiğimde röntgen sonuçları normal çıktı ki doktor bir şey demedi. 28 Aralığa randevulaştık, alçı çıkacakmış. Rüyamda kolumun yamuk olduğunu görmüştüm, aynı rüyanın devamında kolum düzdü ve iyileşmişti. Bakalım beni neler bekliyor.

Alçı sonrasında düzenli egzersizlerle bilek ve parmak hareketlerimi stabil hale getirmem lazım. Yaptığım iş biraz soğuk ve kırıklar soğukta ağrır. İnternette okuduğum yorumlara göre soğuk ağrısının geçmesi pek mümkün gözükmemekte. Belki de ağrı kesicilerle bu duruma alışacağım.

1 aydır yaptığım tek spor tuvalete, otobüsle arkadaşa ve yemek için mutfağa gitmekten ibaret. Az da olsa AVM gezerek can sıkıntıma anlık çare bulabiliyorum. Geçen hafta 4 gün evdeydim, iyiki de depresyona girmemişim. Bu kırık olayı gerçekten etkiledi beni.

Playstation’da oyun oynamayı da fena halde özledim. Kütüphanemde duran ama bir hata sonucu sıfırlanan God of Wars’a geri dönmüştüm. İyi de ilerlemiştim. Halı saha maçı yapmayı, spor salonuna gidip ağırlık kaldırmayı ve en önemlisi bisiklet sürmeyi özledim. Halı saha maçını çok dikkat ederek oynarım fakat ağırlık kaldırma fikri önümüzdeki 5 ay boyunca pek mümkün görünmüyor. 1 yıllık yazıldığım salona 1 ay kadar gidebilmiştim. Tam da kıvama gelirken bu olayı yaşamam sağlam sekteye uğrattı. Salon hocaları aradı sağ olsunlar. Ne kadar süre gidemezsem o kadarını ekleyeceklermiş. Ben 5 ay kadar gidemeyeceğimi düşünüyorum ama belki doktor “artık hiç gidemeyeceksin” de diyebilir. Bisiklet sürmeye alçı sonrası devam edebilirim, keza Playstation’a da. Halı saha ve salonun daha vakti var. Bekleyip göreceğiz

Bol bol dizi film izleyerek, bol bol yemek yediğim bir döneme elveda demek istiyorum. İş arkadaşlarımı ve işimi özledim çünkü. Aslında bol bol yemek pekte iyi olmasa da enerjimi ve kilo alımı için ideal bir fikir sayılabilir. Kırığım için haftada bir kelle paçanın, kaslarım için protein ağırlıklı gıdaların, göbeğim için mükemmel ötesi karbonhidratların şu dönemde işe yarayabileceğini düşünüyorum. Ha bu arada jelibon müptezeli olmuş olabilirim.  Haftada 4 paket kadar tüketiyorum, tüketiyorum çünkü içindeki sığır jelatini az da olsa kırıklarıma iyi gelebilir. Çok zararlı olduğunu biliyorum. Ne de olsa lezzetli şeyler genellikle zararlıdır. Kelle paça çorbasını haftada bir içmemin sebebi biraz maddiyattan kaynaklı. Çorbacılar 35 liradan satıyorlar. Çorbacıda içmek yerine marketten alıp tüketiyorum. Neredeyse yarı fiyatına satılıyor. İçmem gerekli mi? Evet. İçinde, kemiğin çabuk kaynamasını sağlayan bazı bi’şeyler varmış. Bir tabak içtikten sonra midem biraz alt üst oluyor. Çok bayık bir çorba.

Söyleyeceklerim bu kadar hakim bey.


Beğendiysen paylaş canısı

1
1 share, 1 point

Bir tepki ver

Üzüldüm Üzüldüm
1
Üzüldüm
Teşekkürler Teşekkürler
0
Teşekkürler
Şaşırdım Şaşırdım
0
Şaşırdım
Ne? Ne?
0
Ne?
Kızdım Kızdım
0
Kızdım
Güldüm Güldüm
0
Güldüm
Bayıldım Bayıldım
0
Bayıldım

10
Kimler Neler Demiş?

avatar
5 Konuya verilen yorumlar
5 Yorumlara verilen cevaplar
5 Takipçiler
 
En çok cevap verilen yorum
En yeni yorumlar
6 Yorum sahibi
AykutmertZanaLabKuzgunCem Kazan Son yorum yazanlar
  Yazıya abone olun  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Bir tutam karınca
Ziyaretçi

Geçmiş olsun. Umarım çabucak kaynar. Bu arada kelle paça yerine, kemik suyu çorbası yapabilirsin. Kırıklar için bire birdir. Üstelik daha ucuza mal edebilirsin. Tarif istersen twitterdan yaz ben sana gönderirim.

Cem Kazan
Ziyaretçi

Çok geçmiş olsun kardeşim.

ZanaLab
Ziyaretçi

Merhaba hocam , içerikleriniz çok kaliteli bloğunuzu yeni keşfettim ve başarılar..

ZanaLab
Ziyaretçi

Bu arada geçmiş olsun demeyi unuttum..

mert
Ziyaretçi

Çok geçmiş olsun…
yazmaya devam. 🙂
Ben de beklerim blog’uma, sevgiler… 🙂

Aykut
Ziyaretçi
Aykut

Bazen “kötü” olarak değerlendirdiğimiz bir olay arkasından “iyi” şeyler getirebiliyor! Yeni tecrübeler, yeni insanlar, olaylar vs. Geçmiş olsun diliyorum…