Karalamalar

Acaba gerçekten işler yoluna giriyor mu?

Geçenlerde mantıksız ama -zorunlu- bir takım açıklamalar yapıldı Vali tarafından. Gece öylesine takılırken arkadaş söyledi. Antalya’da sokağa çıkma yasağı kalkmış falan dedi. Şimşek çaktı beynimde. Virüsün yayılma hızı falan düşünülünce durum cidden tehlikeli. Antalya’da virüs az görüldü ama yine de ölümler oldu. Hayat eve sığar uygulamasından etrafıma ve daha geniş haritaya baktığımda kırmızı alanların çok az olduğunu görebiliyorum. Umarım bu uygulama doğru gösteriyordur. Uygulama köyleri kasabaları göstermiyor.

Normalleşme süreci Antalya için başlamış oldu. Avm’lerdeki dükkanlar açmaya başladı. Hükümet izin vermiş gibi lanse edildi medyada lakin durum hiç öyle değil. İsteyen kapatmıştı, yine isteyen açtı. Koskoca MediaMarkt bile açmazken kendi yağında kavrulan ufak dükkanlar açılıyor. İlk gün müşteriler hurraaa diye doluşmadılar ya, en sevindiğim şey buydu. Market kısmı ufaktan hareketliydi. Umarım bu durum pik yapmaz. Umarım işler yoluna girer. Ve umarım TURİZM SEZONU AÇILMAZ. Demeyin bana turizmciler ölsün mü? Ekmek kazanarak ölmek iyi bir fikir değil. Ötelemeli kredi çekip bir süre geçinebilir.

Üç hafta önce dip dibe çalıştığım arkadaşım öksürük, göğüs ağrısı yorgunluk şikayetiyle hastaneye gitti. Test yapıldı, üç gün hastanede yattı. Testi negatif çıktı. Ne olur ne olmaz diye 14 gün rapor verdiler. Raporu bitmeye yakın hastaneden aramışlar, 14 gün daha uzamış rapor. Birkaç gün oldu geleli. İyileşti lakin şu sıralar yine bazı belirtiler gösteriyor. Mide bulantısı ve ishali var. Öksürüyor. Doktora ilk gittiğinde film çekmişler ciğerinin üst taraflarında enfeksiyon oluşmuş. Umarım virüs kapmamıştır hastaneden.

Başka bir arkadaş boğaz ağrısı şikayetiyle doktora gidiyor ona da 14 gün rapor veriyorlar. En mantıklı işi yapıyorlar. Virüsün kendi yaşam alanında tutması herkes için en iyisi olur.

Ben de geçen hafta hastaneye gittim ama çok farklı sebeplerden. Baş dönmesi vardı. Çok alakasız bir durum yani. Bayılma eşiğine getirmiyordu ama sarsıyordu. Göz kararması yok, mide bulantısı yok, kusma, ishal hiçbir şey yok. Sabah tahlil için gittim kan aldılar iki tüp. Yarım tüp alındı sanırım bakamadım kan çekilirken. 4 saat sonra kadar iş yerinden izin alıp sonuçlar için hastaneye gittim. Dipçik gibiymişim. Demir, b12, insülin ve hatırlayamadığım birkaç test yapmışlar. Sorun neymiş biliyor musunuz? Yorgunluk. Her zaman ki gibiydim ama yorgunmuşum. 6-8 saat arası uyuyorum hep. Bir şekilde birikmiş zaar. Gizli yorgunlardanmışım ben. Şu an arada ufak artçılar yaşıyorum. Ve farklı bir noktaya evriliyor gibiyim.

Sanırım panikliyorum bazı konularda ve çok olumsuz düşünüyorum. Nasıl anlatsam ki… Örnek vermem gerekirse, biri bisiklet almış mesela, ben diyorum ki rampaları zor çıkarsın o bisikletle. La banane bundan, belki şehir içinde kullanacak? Rampanın ne işi var şehirde? Dağ sürüşlerinde zorlanırsın diyorum mesela. Bu arada yükseklik korkum iyice ikinci katlara kadar düştü anasını satayım. Psikolojimi bozmuş olabilir bu korona illeti. Huysuz kaynana gibiyim. Geçen arkadaşa yemeğe gittim. Ayıptır yazması fırında tavuk yaptık. Salata falan yaptık. Normalde aynı tabaklardan yeriz yemeği. Bu sefer tabakları ayırdık, salata tabağı, yemek tabağı ayrı. Arkadaş bön bön baktı. Tedbirli olmak mı bunun adı yoksa psikolojim mi pert oldu acaba. Bir başka arkadaşta da ayrı tabaklarda yemek yemiştik. Yani olması gereken de budur ama nedense bu arkadaşım tersledi beni. “Virüs mü var bide aq” diyor. Ya birimizde varsa? İyice sinirlerim bozuldu gari. İnsanlar bana yaklaşırken kara veba geçiriyorlarmışta bana bulaştırmaya çalışıyorlarmış gibi düşünüyorum. Elimi sürekli suyun altında foşur foşur sabunluyorum. Kolonya ve dezenfektan kullanıyorum. Yattığım odayı her gün havalandırıyorum ve olduk olmadık zamanlarda etrafa kolonya püskürtüyorum. Mental açıdan bir şeylere evriliyorum ama bakalım ne olacak.

Yasaklar başladığında berberim kapanmıştı. Aradan kaç gün geçti bilmiyorum. Saçlarım fena uzadı kırılıp dökülüyordu. Yağlanıyordu ve duş sonrası kurutmada zorluklar yaşıyordum. Saçımın bir teli ıslak kaldığında tedirgin oluyordum. İlla kuruyacak her bir teli. Şimdi subay tıraşımı oldum ferah ferah oturuyorum. Dün sabah işe giderken fark etmiştim berberin açıldığını. Akşam dönerken randevu alayım dedim. Bu güne anca sıra geldi. Yine eski düzen ama bir iki fark vardı. Önlük takıyordu, maskesi yoktu. Ben maske takmıştım. Hijyen yoktu. Tıraş sonrası cihazlar dezenfekte edilmedi. Çok güzel normalleşiyoruz. Bir twit gördüm. Burdur’da bir berber 150 küsur kişiye korona bulaştırmış. Normalleşirken virüsü kapacağız. Umarım çevreme zarar vermem.

Ne kaldı ki yazacak? Geçen haftalarda siparişini verdiğim kitaplık ve çalışma masasın ilk partisi olan kitaplık geldi kurulumunu yaptım anamla. Yarın ikinci parti olan çalışma masası gelecek. Umarım işe gitmeden önce kargo gelir. 56 desi biraz ağır, anam zor taşır kata.

Vis a Vis izlerken uyuyayım bari. Hadi sağlıcakla…

Kuzgun

Bilim, uzay, teknoloji, fantastik şeyler, kitaplar, filmler, diziler, ilginç şeyler üzerine kurulu hayatımın bir bölümünü okuyabileceğiniz blog sayfasıdır.

İlgili Makaleler

Subscribe
Bildir
guest
4 Yorum
Most Voted
Newest Oldest
Inline Feedbacks
View all comments
Onur
Onur
14 Mayıs 2020 00:02

”Ekmek kazanarak ölmek iyi bir fikir değil. ”
Bu cümleyi eşe dosta kullanırım ben.

” Önlük takıyordu, maskesi yoktu. Ben maske takmıştım. Hijyen yoktu. Tıraş sonrası cihazlar dezenfekte edilmedi.”
As we expected. Bu yüzden halen gidip tıraşımı olamadım.

Bu arada Vis a Vis candır. Orange is the new black çakması ama daha iyisi.

Mühendis
Mühendis
15 Mayıs 2020 00:33

Ben de bu süreçte diş çektirmek zorunda kaldım. Çok korktum kapacağım diye ama çok şükür bir şey olmadı. Umarım bir an evvel kurtuluruz…

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Blogtan çok kazanamıyorum zaten. Reklamlara boğulmuş bir blog değil burası.