Acemilik Bölüm 1: Gelin size askerlik anılarımdan bahsedeyim

En baştan başlayıp, mini seri haline getirebilirim. Eskiyi hatırlamam kolay değil fakat aklımda kalanları yazmaya çalışayım.

Evden çıkış

Otobüse binmek için gece saatlerinde otogara gittik, gittik ama bilirsiniz ki hoplatmalı zıplatmalı. Otogar kapısından girerken arkadaşın omuzlarındaydım. Ben istemiştim ki tek başıma gideyim, anam, ablam olsun sadece, eş dost herkes geldi anasını satiim. Bu iyi bir şey tabi ama insan bir hoş oluyor. Ağlasan adın ağlağa çıkacak. Anama, ablama sarılır ağlaşır basar giderdim. Ağlamayan bir ben oldum bu durumda. Herkes hüngür hüngür ama gereksiz bir ağlama töreni. Çünkü 3 aylık eğitime gidiyordum. Gelip tekrar gittiğimde ağlayacaksınız asıl. Oldum olası otobüs yolculuğunu sevemedim, halk otobüsleri de dahil buna. Yavaş yavaş kalkış saati yaklaşırken milletin cebime para sıkıştırması muazzör bir olaydı. Keşke her gün olsaaaa! otobüsün kalkmasına dakikalar kala kısa süreli sessizlik oluştu. Anama, ablama diğer akrabalara sarıldım atladım otobüse bavulumla. Cam kenarından onlara el sallaya sallaya uzaklaşmak ağlamanın nirvanasıydı benim için. Saatler ilerledikçe aileyi düşünmeyi bırakmış, Kırkağacı düşünüyordum. Nihayet varmıştım. Otogar çıkışı bir internet kafe bulup MSN açmayı istemiştim. Arkadaşlarımla ufak sohbetten sonra alay komutanlığına doğru yola çıktım. Aklıma yine ailem gelmişti ama yapacak bir şey yoktu. Asker olmak için yola koyuldum.

Manisa/Kırkağaç

Ömrümün üç ayını ben burada nasıl geçirdim hala anlamış değilim. İlk gün akşam üzeri çuvala patates doldurur gibi binlerce insanı içeri aldılar. Oturacak bir g*tlük yer bile yoktu. Tuvaletler leş, karnımız aç, hava soğuk ve yağmur yağıyor. Kayıt işlemleri için bir oraya bir buraya gidiyoruz ama varya küfürün dibini sıyırıyoruz artık. Paralarımız için Oyak kart veriyorlar. Bu işler bittikten sonra aşılar için başka bir binaya gittik (bina olmayabilir, prefabrike yapı gibi bir yer de olabilir) Sağlı sollu aşılarımızı bir güzel yedik. Hiç mi acımanız yok kitapsızlar? Sanki kuzu şiş yapıyorlar. Benim önümdeki dağ gibi adamın yere yığılması biraz komikti. Kademe kademe yığıldı adam. Askerlik için biraz fazla büyüktü kilo ve boy olarak. Abartısız 2 metreye 150 kg vardır diye tahmin ediyorum. Zor kaldırdılar adamı. İyi ki ben bayılmamışım yav. Zor bir durum cidden.

Başka şeyler oku  Kendi kendimle MİM etkinliği

Yatış

İşler halledildikten sonra parça parça yatakhanelere gönderiliyorduk. Ben saat kaçta yatakhaneye geçtiğimi hatırlayamıyorum. Fakat epey geç bir saatti. İkiz yatakta yatmaya alışmış minnoş bedenim, küçük yatakta nasıl yatacaktı? Hem de yanında daha önce aynı havayı bile solumadığın birisiyle. Zaten çarşaflar sapsarı olmuş. Rutubetin içinde uyumaya çalışıyorduk. Yamulmuyorsam bizim yatak hanemiz normal yatakhane değildi. Depo benzeri bir yere koyulan yataklarda uyumuştuk. Rutubet kokusundan anlamıştım bunu. Akıllı bıdık ben.

Kalk

Muhtemelen karganın bile kahvaltısını yapmadığı bir vakitte kalkmıştık. Yine bir yapının içine götürüldük oluk oluk. Doktor, rütbeli ve askerleri hatırlıyorum. Sağlık kontrolü ya da başka bir kontrolden geçiyorduk. Askere gitmeden önce şehir efsanesi sandığım “etek kontrolü” gerçekmiş ya la! Onca kişinin arasında bir kaç saniye de olsa o şekilde durmak cidden sinirimizi bozmuştu. Birbirimize bakıp gülüyorduk. Ne günlerdi be! Kontrol bittikten sonra, sanırım bu kontrollerde hangi bölüğe gideceğimizi de deftere yazıyorlardı. Sanırım kontrollerden sonra kamuflaj ve bot için de sıraya girmiştik.

Bölüklere dağılmamız

Bölüklerimizi kendimiz bulduk diye anımsıyorum. Belki de bölük askerlerinden birisi bizi toplamış götürmüştür. Bölüğe gitmek için 1 km’den fazla yürümüştük. En sona koymuşlar bölüğü, yürü babam yürü! Bölüğe geldiğimizde usta askerlerle amfide oturmuş rütbelileri bekliyorduk. 4-5 tane kadar usta asker vardı. Hatırladığım iki tanesi eğitim askeriydi. Silahı, komutanlarımızı falan anlatıyorlardı. Bölük komutanımızı ilk günden son güne kadar hiç sevememiştim. Sebebini ilerideki bölümlerde yazacağım.

Mıntıka

İkinci günümüzde mıntıka temizliğine verdiler bizi. Herkesin sabah içtimasından önce yapacağı tek iş buydu. 50 metre kadar mıntıka yapıp içtimaya gidiyorduk. Herkes kendi mıntıkasını temizliyor anlayacağınız. Bir süre aynı mıntıkayı yaptıktan sonra bilin bakalım nereye terfi aldık. Tuvalete! Amfide bir bayram havası! Yapacağımız işler ve askeri düzenimiz yavaş yavaş otururken birden aklıma “ben burada ne yapıyorum” düşüncesi geldi. Bir insan üç günde evini ailesini özler mi yahu? Nasıl ruhum sıkıldı anlatamam. Girdim tuvalete kilitledim kapıyı hüngür hüngür ağladım. Bunu yazarken bile gözlerim doldu bak. Çaresizlik ve bir şeylere özlem yerini “sabah nasıl kalkacaz”lara bıraktı.

Başka şeyler oku  Haftalık Z Raporu #3

İlk iki üç günün özeti aşağı yukarı böyleydi. İkinci bölümde görüşmek üzere…

8
Kimler Neler Demiş?

avatar
5 Konuya yapılan yorumlar
3 Yorumlara verilmiş cevaplar
0 Konuya abone olanlar
 
En çok tepki verilen yorum
Konudaki en iyi yorum
4 Yorumlayanlar
duvartakvimiKuzgunMustafaKenar Yazarı Son yorum yapanlar
  Yazılara abonelik?  
en yeniler en eskiler en çok oylananlar
Ne istersin canısı?
Kenar Yazarı
Yorumcu
Kenar Yazarı

Kuzgun hocam, sıkılmadan okudum. Çok eğlenceli ve samimi bir makale olmuş. Siz anlattıkça bazı şeyler gözümde canlandı, hissettim. Ağladığınızı bile çekinmeden sürekli bahsetmiş olmanız cidden çok samimi bir davranış olmuş. Askerlik anıları serisinin devamını bekliyor olacağım. 🙂 Selamlarımla…

Mustafa
Yorumcu
Mustafa

Bu seriyi beğendim Kuzgun. Önünde askerlik olan bir genç olarak yazı serini merakla okumaya devam edeceğim. Sen askerliğini toplam kaç ay yapmıştın Kuzgun ? Benim askerlik adına korktuğum tek şey; kayıt işlemlerinde sonra yapılan aşılama işlemi. İğneyi hiç sevmem. Yoksa bende önündeki iki metrelik adam gibi mi olacağım diye düşünmeden edemedim. Umarım o bölümü hızlı atlarım 🙂

duvartakvimi
Yorumcu
duvartakvimi

Benim kardeşim de acemiliği manisa da yapmıştı ordan da demirciye jandarmaya gönderilmişti hatta ziyaretine gitmiştik…demircide tepede bir köyde sürekli kız kaçırma olayına gidiyorlarmış…

trackback
Nerede kalmıştık? Acemilik Bölüm 2 | Ben Kuzgun

[…] Askerlik anılarımın birinci bölümünü okumadıysanız tıklayın. […]

trackback
Acemilik biterken... - Kişisel bi'şeyler, Teknoloji, Mistisizm

[…] anılarımdan bahsetmeye devam ediyorum. Part 1 için burayı, part 2 için ahanda burayı […]