Başından paranormal bi'şeyler geçmiş olan var mı? | Benkuzgun

Başından paranormal bi’şeyler geçmiş olan var mı?


Ha şuraya iki gözüm aksın ki şu başlığın paranormal kelimesini yazarken elim ayağım titredi. Bisiklet selesinin üzerinde duran minik çantam duvardan sürtüne sürtüne aşağı düştü. Ahanda kanıt. Acaba bu bir işaret mi? Ne dersiniz? “Biz buradayız” mı demek istiyorlar?

Başına sürekli garip olaylar gelen insanlar belki alışmışlardır bu duruma fakat durduk yere hiç sebep yokken bir şeyler hissetmek ya da bir şeyler görmek can sıkıcı olabiliyor. “Ya bana musallat olurlarsa” diye düşünmekten kendimi alamıyorum.

Sanırım hayatımın ilk paranormalini askerde yedim. Ağacın yetişmediği, kuşun uçmadığı mahrumiyet bölgesi şeklinde adlandırdığımız asker ocağımızda, üst devrelerin bazı olaylara şahit olduklarını dinledik. Korkuyoruz daha yeniyiz, öyle bir dağda daha önce hiç bulunmamıştım. Terör korkusu sarmış başımızı. Üst devreler, nöbet alanlarında ve karakolun arka tarafındaki yerlerden bazı sesler duyduklarını, bu seslerin ise “Şuradan gidelim”, “Buraya gelin”  gibisinden olduğunu anlattıklarında “Nabıcaz lan kamil”  diyorduk. Aradan epey bir zaman geçtikten sonra s*çtığımızın resmi olan o hoşurtulu ses nöbet kulesinin neredeyse içindeydi. Yazarken tüylerim diken diken oldu. Sesi duyduğumuz nöbet yeri karakolun arkasına yakın bir yerde, aynı hat üzerindeydi. Yanımda rütbeli ve bir asker daha vardı. Ben termal, baykuş gibi cihazlardan etrafı izliyordum. Isıya duyarlı olduklarından etrafta sadece gezen köpekleri görebiliyorduk. Birileri konuşuyor ama kimseyi göremiyoruz. Korka korka kapıyı açtım, G3’ümün kurma kolunu izin alarak çektim bıraktım. Ya istiklal ya ölüm nidasıyla dışarı çıkmaya hazırlanıyoruz. Ulan ya orada hayalet görseydik? Kiminin söylediğine göre köyün içinden sesler yankı yapa yapa kulelere geliyormuş. Lan bir sesin yankı yapması için biraz bağırmak gerekiyor ki, kulağımıza gelen sesler hiçte yankı gibi durmuyordu. Sabaha kadar etrafı izledik. Hiçbir şey çıkmadı karşımıza. Belki içimizden geçtiler ama fark etmedik.

Öyle böyle bitti askerlik. Evimdeydim ve birkaç gün sonra annemin yanına yaylaya gittim. Üç beş gün kalıp hasret gidermek iyi olacaktı ikimiz için. İlk gün acayip stresliyim ve nedenini askerden yeni gelmeme bağlıyorum. Uyuyamıyorum, gözlerim kapalı uyumaya çalışıyorum. Sanırım bir süre sonra alemlere dalmışım ki bilin bakalım karşımda ne duruyor? Evet o siyah şey! Karabasan. Bilim insanları karabasanı uyku felci olarak adlandırıyor ve buna sebep stresli bir hayat. Gerçekten de o zamanlar fena stresliydim ve ben bunu strese bağlıyorum. Gördüğüm şey karemsi bir şekil ve yüzüme doğru inip yukarı çıkıyor. Instagram’daki o dangalak efekt gibi. Gözlerim açık, annem yanımda yatıyor. (Ben o akşam neden başka yatakta yatmadım ki?) Ben konuşmaya çalışıyorum, anneme bakarak, annem bana bakıyor ağlayarak. Konuşmaya çalışmam ve annemin ağlaması acaba rüya mıydı hala emin değilim. Bu karabasanlar daha üç-dört sene öncesine kadar devam ediyordu. Sonradan kesildiler. Standart, stressiz bir hayat yaşadığım için olabilir. Ya da daha farklı bir durum.

Bakın bu olay da beni biraz etkilemişti. Bir arkadaşıma mı gidiyordum nereye gidiyordum hatırlamıyorum. Yolda yürürken önümden gelen bir adam vardı ve açık konuşmak gerekirse dilenci tipli biriydi. Karnı acıkmış yemek parası istedi. Benim de adetimdir, yemek parası isteyen birini direkt esnaf lokantalarına yönlendiririm. Benden para isteyebilen kişi pekala oradan da yemek isteyebilirdi. Velhasıl kelam adama sağdaki lokantayı gösterdim ve oradan yemek isteyebileceğini söyledim. Bir şey demeden döndü gitti, ben de yoluma devam ettim. İşin ilginç kısmı birkaç saniye sonra arkamı dönmemle başladı. Adam yolda yoktu. Ara yola ya da bir dükkana girecek mesafede değildi. Adamın nereye gittiğini hala çözebilmiş değilim.

İş yerinde gece çalışması yapıyoruz zaman zaman. Bu zamanların birinde çay yemek molası için dışarı çıktık ve gecenin bize vermiş olduğu yetkiye dayanarak açıklanamayan olaylardan bahsetmeye başladık. karşı tarafımızda ormanlı gezi yürüyüş alanı var ve gece ürkütücü olabiliyor. Yok oralardan ses veya görüntü alamadık. Ses içeriden geliyordu ve öten şey megafon. Lan gece gece ne alaka? Kimse de ellemiyor, güvenlik odasında minnoş minnoş duruyor. Onu susturduk ama bu kadarla sınırlı değil, yarım saat sonra mağazanın yangın alarmı ötmeye başladı. Bunun sebebini öğrendiğimizde biraz rahatladık. Çay makinesinin buharı tavandaki yangın şeysine gitmiş.

İşte böyle. Hayatım boyunca unutamayacağım en kötü olaylarım bunlar. Eğer senin de böyle anıların varsa ya da daha şiddetli paranormal olaylar yaşıyorsan konu altından bizimle paylaş.

Bu yazıyı yazmama sebep olan Görkemcan’a sevgilerlerle…


Beğendiysen paylaş canısı

0
1 share

Bir tepki ver

Üzüldüm Üzüldüm
0
Üzüldüm
Teşekkürler Teşekkürler
0
Teşekkürler
Şaşırdım Şaşırdım
2
Şaşırdım
Ne? Ne?
1
Ne?
Kızdım Kızdım
0
Kızdım
Güldüm Güldüm
0
Güldüm
Bayıldım Bayıldım
0
Bayıldım

7
Kimler Neler Demiş?

avatar
4 Konuya verilen yorumlar
3 Yorumlara verilen cevaplar
3 Takipçiler
 
En çok cevap verilen yorum
En yeni yorumlar
4 Yorum sahibi
EphendyGörkem CANKuzgunÇıplak Yazar Son yorum yazanlar
  Yazıya abone olun  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Çıplak Yazar
Ziyaretçi
Çıplak Yazar

Ben de başımdan geçen ilginç olaylar diye bir yazı yazmıştım. Askerlik ortamında yaşadığın şeyi okuyunca aslında biraz üst devrelerin i. Neliği gibi geldi. Bilirsin işte alt devreler geldiği zaman biraz işletmeyi dalga geçmeyi severler. Onun dışında mistik şeylere pek inanmam.

Görkem CAN
Ziyaretçi

Kırsalda; insanları çevren uzak tutmak isteyen kişilerin bu tip hikayeler uydurduklarına tanık oluyoruz. Bir de kulaktan kulağa meselesi var tabi. Sen buradan Adapazarı diyorsun sondaki adam muzlu süt mü diyor. O tip ilginç yayılmalar ve her anlatanın kendinden bir şeyler katarak revize etmesine de rastlanıyor.

Görkem CAN
Ziyaretçi

Kardeşim hislendim sağ ol… Ben teşekkür ederim ayrıca. Az inansın çok inansın her insanın başından paranormal olaylar geçmiştir ya da duymuştur. Dur şimdi aklıma gelen bir olayı anlatayım, nakleden annem; ki böyle şeylerle işi olmaz. Çocukluğunda Düzce’de mezara teyp koyup gecesine açıp dinlemek gibi merakı olan iki arkadaştan bahsetmişti. Dediğine göre ikisi de delirmiş. Bir ara görünce yeniden sorarım detayları.. Yine de böyle işlere bulaşmamak lazım pek.

Ephendy
Ziyaretçi

obareyyy dedirten türden işler,
inanırım ama başından geçen insanların da fazla dillendirmemesi gerek..