Karalamalar

Haftalık Z Raporu #13

Bu yazı pazartesi yazılıp yayınlanmıştır fakat pazar gecesi taslağa düşmüştür. Niye böyle olduğunu detaylarda yazarım.

Yoğun geçen günler

İş yerinde bazı denetlemeler olacağı için titiz bir çalışma içerisindeydik. Standartlarımızı yakalamak için güzel bir çalışma gerçekleştiriyorduk. Şefimiz “Sen yoruldun az dinlen” demesi o an çok iyi hissettirmişti. Yorgunluğu az da olsa hafifletecek altı günlük izin aynı gün başlamıştı. Geçen seneden kalan alacak iznimi kullanacaktım. Cuma günü spor salonuna gidip 3. gün programımı uyguladıktan sonra iki gün spora gitmeyecektim. Pazartesi, Çarşamba, Cuma gidiyorum salona.

Depresyonda olan arkadaşıma gittim yine. Yalnız kalmasın diye birkaç gün yanında kaldım. Hunharca müzik dinleyip, hunharca yemek yedik. Hayatımda hiç pilav yapmamıştım bu arada. Arkadaşa gidince bir hamaratlaştım. Pilav biraz sert taneli olmuş ama yanında antrikot ve patates püresi bu açığı kapatmıştı.

Jean-Christophe Grangé – Siyah Kan

Arkadaşla her buluşmamda artık bir ritüel haline gelen AVM ziyaretlerimizi gerçekleştirirken ayaklarım beni D&R’a doğru götürdü. Bu aralar kitap okuma isteği var, sürükleyici, korkutucu, ilginç kitapları araştırıyorum. Arkadaşım hatrı sayılır kitap okuyucusu değil fakat nokta atışı yapabiliyor. Siyah Kan kitabını okumuş bana da tavsiye etti. Kitapta hayatıyla ilgili bazı kesişmeler olmuş. Kitapta giriş katındaki evden bahsediyormuş, arkadaşım da giriş katta oturunca kitaptan çok korkmuş. İşin özü aldım kitabı ve birkaç sayfa okudum. 35. sayfadayım, henüz bir kurgu oluşmadı kafamda.

Pazar akşamüstü

2 gün otel gibi kullanmıştım evi. Wi-Fi, tuvalet, temiz çarşaf, yemek, duş her şey dahil otel gibiydi. Gitmeme üzülüyor ama yapacak bir şey yok. Geçen haftalara göre ruh hali biraz daha iyi. Doktor Duxet adlı bir ilaç vermiş. Yeni depresyona girenlere veriliyormuş. Ayrıca depresyonda olmasının en büyük sebeplerinden birisi de D vitamini eksikliğiymiş. Eğer canınızın sıkıldığını hissediyorsanız güneşi selamlayın.

Akşam 6 gibi ayrıldım sokağıma geldim. Biraz yorgun gibiydim, yemek yer biraz uyurum diye düşünüyordum. Apartmanın önünde uzaktan kestiremediğim ama eniştemin arabası olabileceğini düşündüğüm Passat bekliyordu. İyice yaklaşırken yan aynadan göz göze geldik. Kıvırcık beyaz saçlarıyla bana bakıyordu. Cumartesi gecesi bizde kalmışlar. Yeğenlerim beni çok özlemişler. Bilseydim Cumartesi dönerdim ama aramadılar beni. Mükemmel bir zamanlamayla yakalamışım onları. Anamı da alıp AVM’ye gidiyorlarmış. Çocuklar oyun parkına, anam, ablam ve ben İkea’ya…

Oyun parkında aşırı ses vardı. Müziğin sesini de sonuna kadar açmışlar. Anam ve ben dayanamadık bu kadar sese İkea’ya doğru yürüdük. Ablam çocukları enişteye bırakıp sonradan yanımıza geldi. İkea’yı gezerken aklıma bin bir türlü fikir geldi. Perdeleri değiştirip stor perde almalıydım, avizemi değiştirip şekilli şüküllü avizelerden almalıydım, anamın kitapları için kitaplık almalıydım. Bir sürü fikirle donatılmıştım. Banyo aynasını ve dolaplarını farklı tasarımlara bırakmayı bile düşündük. Ablam da diyor “Artık evlen sana yapalım” kısa bir sessizlik, sonra normale devam. İkea güzel bir mağazaymış. Konsept oda yerleşimleri yapıp, evinizde nasıl durduğunu görmüş oluyorsunuz. Bence çok iyi.

Artık AVM’den ayrılma vakti gelmişti. Eve geldik hemen bir yemek organizasyonu yaptık ve dinlenmeye çekildik. Ablam künefe yiyelim falan derken kalktım Kral Künefe’den dört porsiyon künefe aldım. Saat gece 11 olmuş biz hala yemek peşindeydik. Ayıptır söylemesi Maraş dondurmalı künefelerimizi afiyetle yedik. AVM’de çocuklarla ben yine pek vakit geçirmesem de eve geldiğimizde canıma okudular. Netflix’ten Arif V 216 filmini açıp izledik. Ufak olan çok yorulmuş olacak ki yarım saat sonra yığıldı gitti. Diğeri de sabah okul olduğu için 12 gibi uyumaya gitti. Ben de Cem Yılmaz’a ayıp olmasın diye filmin hepsini bitirdim ve uykuya daldım. Gece iki defa su içmeye kalkmıştım. Nedeni ise o şeker manyağı künefe. Ablamlar bizde kalmışlardı. Sabah uyandığımda oturma odasının her yeri yatak yorgan olmuştu. Bir bardak su içip yer yataklarını ve çek yatları toparladım. Sabah sporunu tamamlamıştım. 3 simit ve 150 gr peynir yedim. 1 saat sonra gerçek bir spor için yollara düşeceğim. Şuan saat 11:46.

Yazının Pazartesi yayınlanmasının sebebi eve geç gelip çocuklarla oynaşmamdır.

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Yazılara abonelik?  
Ne istersin canısı?