Karalamalar

Kendini bir yere/şeye ait hissetmemek, umursamazlık

Son zamanlarda böyle bir hisse kapıldım. Yani bilmiyorum durum psikologluk mu ama başlıkta da yazdığım gibi herhangi birşeye bağlıymışım gibi hissetmiyorum. Herhangi üzücü bir olay ya da extrem durumlara bakış açım çok çok değişti. Şu an oturduğum ev ve şehre bir kişi yüzünden bağlıyım. Eğer o bir kişi olmasaydı başka bir şehirde yaşama ihtimalim %100. Başka bir iş yapıp başka insanlarla tanışıp başka başka dandik durumların içinde bulabilirdim kendimi. Ait hissettiğim tek nüans bu sayın okur.

En basit örneği ölen insanlara üzülmüyorum. Bunu yanlış anlamayın, insanların ölmesi sıkıntılı bir durum ama gerçekten beni ilgiendirmiyor. Eş dostun başına bir durum gelse muhtemelen yine aynı hissizliği üstüme giyineceğim. Sahi, niye böyle oluyor bu? Umursamazlık seviyem Everest’e tırmanıyor sayın okur. Geçenlerde bir arkadaşım covid olmuştu 20 gün boyunca evde yatmış. Sosyal medyadan haberini almıştım. hiç arayıp sormadım. Sevdiğim de bir kişilik. Mesela başka bir arkadaşımın babası kalp krizi geçirip hastaneye kaldırıldı. Yaşıyor, sanırım anjiyo olacak. Hiiiç sormadım ne yaptılar ne ettiler. Zaten normal arkadaşlarımı bile aramıyorum canım istemezse. Bunun adının asosyallik olduğunu da sanmıyorum. Beni inceleyecek bir psikolog varsa görüşelim.

Kafaya takmama hastalığı da -evet hastalığı- yine son zamanlarda favori tekniklerimden. İş yerinde birşey oluyor, nasıl olsa unutulur gider, düzeltiriz gibisinden düşünüp ruhumu ferahlatıyorum. Düzeltilemeyen bir durum oluşursa “en fazla ne olabilir ki?” diyerek kendimi telkin ediyorum, bir süre sonra unutuluyor. Arkadaşım aramıştı geçenlerde. Aradan dört gün geçti aradım ama açmadı. “işi vardır belki o bana döner” diye düşünmedim hiç. Sonra ne o aradı ne ben aradım. Whatsapp’tan bile yazmadım. Acil bir işi mi vardı acaba? Ölüm kalım meselesi miydi? Belki Covid olup ölmüştür? Bunlarla hiç ilgilenmiyorum.

İlgili Makaleler

Mesela geçen ay çok para harcadım. Gerçekten çok para çünkü üç asgari ücretten fazlasını yedim. Bu harcamaların aşırı aşırısı gereksiz harcamalar olduğunu biliyorum ama param var niye almayayım diyorum. (Önümüzdeki ay paraya sıkışacağım). Sonrasını düşünmüyorum. Hastalık var ölüm kalım var bir şekilde bir yerlere para yatırmam gerektiğinde ne yapacaktım?

Boş işlerle uğraşıyorum anasını satiim. Mesela birkaç konu önce akıllı saat aldığımı yazmıştım. Saati alırken benim telefonumla uyumlu olup olmadığına bakmadım bile. Ha uyumlu mu uyumlu ama bazı ayarları Huawei telefonlarda kullanılabiliyor. iPhone’da tam kapasite çalışmıyor. Peki ben ne yaptım? Hadi tahmin edin. Edemediniz değil mi? Şu an masanın bir köşesinde duruyor takmıyorum. Neden mi takmıyorum? Saati beğenmediğimden falan değil. Saati aldıktan üç gün sonra ne yaptım biliyor musunuz? Hadi yazayım meraklandırmadan. Apple iWatch 5 aldım. NE kadar salak bir durum değil mi? Alıp 4 bin liramın gitmesi gerçekten umurumda değil sayın okur. Bir şekilde kazanılıyor.

Gelelim asıl konuya. Ben sorumsuz, umursamaz biri miyim sizce?

Kuzgun

Bilim, uzay, teknoloji, fantastik şeyler, kitaplar, filmler, diziler, ilginç şeyler üzerine kurulu hayatımın bir bölümünü okuyabileceğiniz blog sayfasıdır.

İlgili Makaleler

Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Blogtan çok kazanamıyorum zaten. Reklamlara boğulmuş bir blog değil burası.