Nasıl ölmek isterdiniz? Haydi bir seçim yapın

Nasıl öleceğiz sorusu zaman zaman aklınıza gelmiştir. İşin içinden çıkılmaz, iki ucu b*klu değnek gibi bi’şey. Bana seçim sunulsaydı donarak ölmeyi seçerdim. Çünkü yavaştan kan akışı duruyor, uykun geliyor. Merhaba öteki taraf.

Hadi biraz didikleyelim

İnsanoğlu intihar dışında nasıl öleceğini seçemiyor/bilemiyor. Ya hap atarsın ya da kafana sıkarsın. Seçenek biraz fazla gibi. Asılarak ölmek kötüdür diye düşünüyorum. En son ihtimal hatta. Denizde boğularak ölmek hımm. Kötü bu da. Ciğerlerine su dolduğunda nefes alamamak ve dibe doğru inmek gayet ürkütücü. Peki ya trafik kazası? 150/200 kms hızda bir yere çarptığınızda ya da birisi size çarptığında ölüm kaçınılmaz olacaktır. İlk bir iki dakika araç parçalarının içinizde olduğunu bile fark edebilirsiniz. Kan kaybı ve organ parçalanmasından ölürsünüz.

Yamaç paraşütü yaparken dağa çakılmak ilginç bir deneyim olabilir. Hobinizi icra ederken ölmek nirvanada bırakmak demektir. “Yamaç paraşütü yapan genç dağa çakıldı. Kurtarma faaliyetleri sürüyor” Gazetelerin üçüncü sayfalarına mürekkep oldunuz.

Severek ölme muhabbeti var bir de. Geçenlerde haberlere çıkan bir kız vardı. Sevgilisi gelmezse falezlerden atlayacağını söylüyordu sanki. Atladı da. Sevgilisi mi? Gelmedi. Kız da ölmedi zaten. Hava atarak ölmek isterseniz deneyin. Ölme derecesine gelecek kadar bir insanı nasıl seve biliyorsunuz? Ananız değil babanız değil.

Sevişirken ölmek? Hımm. Olabilir bu. Tam iş üstündeyken ani bir kalp kriziyle hayata veda etmek sizin seçiminiz olmayacak ama zevkli bir ölüm olacaktır.

Yaşayarak ölmek? Doğdun, büyüdün, yaşlandın. El ayak tutmaz hale geliyor ve etrafında kimsen de olmayınca evin bir köşesine yığılıyorsun ya da kıt kanaat geçindiğin maaşınla peynir ekmek almaya giderken düşüyorsun kafanı çarpıyorsun, beyin kanaması sonucu ebediyete merhaba diyorsun. Acıklı bir ölüm ama hayatı yaşayarak ölüyorsun. Bu standart ölüm paketi. Belki de en iyisi. İnişli çıkışlı hayatın oluyor ama huzurla ölüyorsun.

Terör saldırısından sağ çıkamamak da var. Bilirsiniz ki geçmişimizde birçok kanlı terör eylemi oldu. Hayatını kaybeden onlarca insan, yetim kalan onlarca çocuk. İçler acısı bir hal. Geride bıraktıklarına mı üzüleceksin, ölüyor olduğuna mı?

Askerde şehit olarak ölmeye ne dersiniz? Şu aralar ortalık karışık. Olası bir seferberlikte herkesin asker olması elzem bir durum. En şerefli ölümlerden bir tanesi olabilir.

Uyurken ölme fenomeni var hiç duydunuz mu? Vücut ne yapıyor ne ediyorsa sizi öldürüyor. Anlayacağınız mışıl mışıl ölüyorsunuz.

Kışın soba zehirlenmesiyle de ölebilirsiniz. Ters rüzgarda tüten soba dumanından nefesiniz kesilecek! Zehir ciğerlerinize dolarken daha çok rahatlayacaksınız. Belki bir iki öksürük gelir ama yerinizden kalkıp sokağa çıkmazsanız ölüm anidir. Bu da uykuda ölmeyle eşdeğerdir.

Depresyona girerek ölmek dünyanın en aciz ölüm şeklidir. Bu hayatı sen seçmedin biliyoruz fakat bu kadar da ponçik olmaya gerek yok diye düşünüyorum. Bir şekilde Duxet’lerle ayakta kalabiliyorsun ama kafaya koyunca birkaç hap fazla içebiliyorsun. Hapla intihar da değişik bir deneyim.

Yıllarca çalışıp biriktirdiğin parayla gavur ülkesi ziyaret etmek için bindiğin uçağın 10 km’den dağa çakılması. Vuhuuu. Bungee Jumping yapar gibi. Muhtemelen bedenin paramparça olmuştur ya da alevler arasında tamamen kül olmuşsundur. Korku ve heyecan dolu bir ölüm şekli.

Borç takarak ölmek. Her bankadan azar azar kredileri çekip sağlam bir dünya turundan sonra son viskinizi yudumlayıp intihar etmek iyi bir fikir. Borçları ödeyemeyip sokaklarda aç aç ölmektense böyle bir ölüm iyi olacaktır.

Yunan filozof Epikür’ün dediği gibi “Ölüm bizler için hiçbir şey değil. Herkes hayatının belli dönemlerinde daha az veya daha çok olmak üzere ölümü düşünüyor.”

Cosmos’un sizinle işi bittiğinde ölmüş olacaksınız. Nasıl da iç acıtıcı bir söz değil mi? İyisiyle kötüsüyle ölüm çok kötü bir şey. Azami şekilde iyi bir hayat geçirmeniz dileğiyle…

Exit mobile version