Nerede kalmıştık? Acemilik Bölüm 2 | Ben Kuzgun

Nerede kalmıştık? Acemilik Bölüm 2


Askerlik anılarımın birinci bölümünü okumadıysanız tıklayın.

Yavaştan askeri düzene alışırken sıra spora ve astları üstleri öğrenmeye geldi. Şu an varya o günleri hatırladıkça ruhum sıkılıyor. Herneyse işte biz komutanlara nasıl selam vermemiz gerektiğini, komutanla konuşmak için neler yapacağımızı öğrenirken birisi çıkıp demesin mi “abi” diye. Afet hocanın “hoca camide” deyişi gibi komutanın “abi yok” demesi biraz güldürmüştü.

Saatler günleri kovalarken…

Günler haftaları kovalıyordu. Artık iyice askeri disipline ayak uydurmuştuk. Jilet gibi selam verip, çakı gibi ayakta durabiliyorduk. Artık bambaşka birine, tam bir askere dönüşme vakti gelmişti. O sabi sübyan çocukların Punisher’a dönüşmesini görmek takdir edilesiydi. Kırsaldaki ve alay içindeki eğitimler, en kötü yere düşecekmişsin gibi veriliyordu. Acıyı unutacak, hedefe odaklanacaktık. Her ne kadar üç aylık eğitimin yeterli gelmediğini düşünsekte, hayatta kalma uğruna neler yapılabileceğini öğrendiğimizde ufkumuz iki katına çıkıyordu. Dağda bayırda sokakta teröristlerle nasıl savaşacağımızı ince detaylarından, tüyolarına kadar öğretiyorlardı. En akılda kalıcı örnek şu olmuştu; Eğer sessiz sakin bir kırsalda kuşlar aniden uçmaya başladıysa orada bir şeyler oluyordur. Bir akarsu sesinin değiştiğini fark ettiysen siper al. Daha çok şeyler öğretmişlerdir de ben unuttum gari. Yaşlandık be anam.

Sakatlık süreci

Benim ayağım bundan daha şişikti.

Millet birbiriyle kaynaşsın, yorulsun ve hemen zıbarıp uyusun diye boş zamanlarda basketbol oynatırlardı. Bir arkadaşla baya iyi anlaşıyorduk ve o da basketboldan az çok anlıyordu. Güzel paslar verip tiki taka gidip basketimizi atıyorduk. Çok severdim ben o arkadaşımı. Biz timlere ayrıldıktan sonra görüşemedik. Umarım iyidir. Bir akşam amfi eğitiminde komutan basketbol turnuvasından bahsetti. Şakkadanak gözlerimiz kesişti arkadaşla. Hemen yazıldık, şu gün şu saat dediler. Gittik paşalar gibi yendik ama ben ayağımı burktuğum için sonraki maçlara katılamayacağım için üzülüyordum. Zıplama esnasında ayağım hasarlı zemine denk gelmişti. Sol ayağım burkulmuştu. İşin ilginci ben bu ağrıyı hala çekiyorum. Neredeyse on iki yıl olmuş. Sakat kaldığım üç gün boyunca revir koğuşunda yatmıştım. Masmavi çarşaf yorgan huzurlu bir yer gibi görünmüştü ilk zamanlar. Saatler ilerledikçe koca koğuşta tek başıma kaldığımı fark etmiştim. Bir Cumartesi sabahıydı ve askerler çarşı iznine çıkıyorlardı. Çıktıkları kapıya baktım, insanlara baktım, sivillere baktım başladım ağlamaya. Öyle böyle öğleni ettim. Yemek vakti gelmişti. Ayağım şiş olduğu için terlik istirahati almıştım. Yemek sırası olmadığı için (herkes dışarıda) ön taraftan gidip alayım derken, hiç sevemediğim bölük komutanı kapıda belirdi. “Ne o ayağındaki?” diye sordu. “Komutanım ayağım…” Yürü git botlarını giy gel” demesiyle bir hüzün daha kapladı içimi. Zaten zor yürüyorum, ayağım hala şiş. “İnsan insana bunu yapar mı lan?” diye söylene söylene esas koğuşuma gittim. Botlarımı bağladım, seke seke yemekhaneye geldim. Unutamayacağım askerlik anımdan sadece birisidir bu. Bölük komutanımı neden sevemediğimi yavaştan anlamışsınızdır.

İlk gerçek mermi

Sözlü ve yazılı eğitimlerden sonra artık dandik G3’lerle atış talimlerine başlamıştık. Hava hiç alışkın olmadığım bir derecedeydi. Eğitimlerde eldiven giyilmesine izin verilmiyordu. Sabahın köründe, o soğukta daha önce hiç görmediğimiz bir silahı hedefe doğrultmuştuk. 3 köşe teşkil öğretmeye çalışıyorlardı. 25 metreden kağıdın belirli bir noktasına mermiyle üçgen yapmaya çalışıyorduk. Kağıdı vurmasına vuruyorduk fakat üçgen olması için günlerce uğraşmıştık. Bir şekilde 25 metre 3 köşe teşkili yapmıştık. Yapamayanlar hala aynı eğitime devam ederken, yapanlar 200 metre için yarışıyorlardı. Evet bu bir yarıştı. 200 metreden birbirine yakın iki delik açana hafta sonu izin veriliyordu. Ben üç 200 metre atışlarında 1 defa vurmuştum. 1 defa izin alabilmiştim. Hediye izin olarak yani. Normal hafta sonlarında iznimiz oluyordu. Bir şekilde günlerimizi geçiriyorduk. Gece atışı eğitimlerimiz vardı. Kar fırtınası yüzünden bir iptal bir devam şeklinde ilerliyorduk. Hava kapkaranlık, kırsalın ortası. Korkutucu bir ortamda izli mermiyle hedef belirtiyorduk. İzli mermi, arkasından iz çıkararak giden mermidir. Düşmanı gördüğünde izli mermiyle ateş edersin hedef belirtirsin, diğer askerler sana destek olurlar. Güzel bir icat fakat tehlikeleri var. Hedef aynı zaman da sensindir. Belirsiz sürelerde belirsiz yerlere hareket etmek gerekir.

Askeriyenin mantıksız oluşu

Sabahtan akşama kadar yat kalk sürün vaziyetindeydik. Yerlerin çamuru, tozu pasafı hep üstümüzdeydi. Komutanların “kamuflajlarınız neden pis?” demesi Samanyolu’nun en saçma sorusuydu. Bir gün amfide komutanlarla lay lay goy goy yapıyorduk. Adını hiç unutmam Deniz adlı Gakkoş bir arkadaşımız vardı. Sohbet muhabbet ederken işin ne ara ciddileşmeye başladığını anlayamadan komutan arkadaşın boğazına çökmüştü. Sonradan anladık ki arkadaşımız komutanla çok fazla samimi konuşmaya başlamış. Komutanın “Sus” demesine karşılık arkadaşımız “Emredersiniz komutanım” deyince yine boğazına çökmüştü. Bu böyle iki kere daha tekrarlandı. Komutan da biraz deliydi şimdi. Terörün en kötü olduğu yerlerde çatışmış yıllarca. Kafasını dinlesin diye eğitimci yapmışlar bunu. Buradaki mantıksızlığı anladınız mı?

Bölük komutanını neden sevemiyordum?

Bir arkadaşımızı 25 metre atışlarını yapamıyor diye koca bölüğün önünde tartaklamıştı. Sözlü ve fiziksel şiddete maruz kalmıştı. Onca kişinin içinde bu yapılmamalıydı. Terlik istirahatında olduğum zamanlarda bana bot giydirmişti. Kuru sıkı tabancayla amfiye gelip bize ateş ediyordu ve diyordu ki, “Gittiğiniz yerde bu mermiler gerçek olacak” Zaten canımız sıkkın psikolojimiz bozuk, bir de bunlar olunca iyice çıkılmaz bir hal alıyordu.

Saat geç oldu, spordan geldim yatmadan yazıyı göndereyim dedim. Bir sonraki bölümde görüşürüz. Yazacak daha çok şey var.


Beğendiysen paylaş

1
1 share, 1 point

Yazıya tepki ver

Harika Harika
0
Harika
Komikmiş Komikmiş
0
Komikmiş
Yuh! Yuh!
0
Yuh!
Beğendim Beğendim
0
Beğendim
Beğenmedim Beğenmedim
0
Beğenmedim
Üzüldüm Üzüldüm
0
Üzüldüm

1
Kimler Neler Demiş?

avatar
1 Konuya verilen yorumlar
0 Yorumlara verilen cevaplar
1 Takipçiler
 
En çok cevap verilen yorum
En yeni yorumlar
1 Yorum sahibi
Kenar Yazarı Son yorum yazanlar
  Yazıya abone olun  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Kenar Yazarı
Ziyaretçi

Askerde de olsanız Haftalık Z raporlarına devam ediyor olmanız ne güzel. Bu arada blogunuzda inovasyona da devam ediyorsunuz, gözümden kaçmadı. Blog anasayfanızdaki üst slider kısmını kaldırmış olmanız bence mantıklı olmuş. Bu şekilde son yazılarınız daha çok dikkat çekiyor. Hayırlı teskereler…