Ölmediğimi kanıtlamak için yazıyorum


Ben hala buralarda, bu bilgisayarın başında, koltuğun üzerindeyim. Evet ölmedim. Fiziki olarak ölmedim ama ruhen artık ölü gibiyim. Yaşım 35 oldu gari. Yolun yarısındayım ve şu saatten sonra hayatımı kökten değiştirebilecek bir şeyin olmadığını düşünüyorum. Yani ne olabilir ki?

Denedim.

Geçen haftalarda kuzenim sayesinde biriyle tanışmak istedim ama olmadı. Yani olması için bir çaba göstermedim. Birkaç kelam yazıştık o kadar. O da pek kazımadı ben de. Değişik bir döneme geldim sanki. Hiç bir şey yapasım yokken çok şeyi yapasım var. Etrafımdaki evlenmiş, çocuğuyla dul kalmış bireyleri görünce aşkın aslında yalandan ibaret olduğunu anlayabiliyorum. Evet, siz evliler ve çocuklular da mutlu değilsiniz biliyorum. Kasmaya gerek yok.

Çok üzüldük

Geçen hafta kuzenimi darp ettiler. Darp eden kişi patronu ama asıl darpı çalışanları yapıyor. Olay şu an mahkemede olduğu için detay yazamıyorum. Kuzenim hakkını istediği için dövülüyor. Döven kişi belki de eğitim dünyasının en önce gelenlerinden. Profesör, rektör, yaşam koçu, konuşmacı daha sayamayacağım birçok özelliği bulunan bir kişi. Neyse yeter bu kadar bahsettiğim. Darp olayını duyduğumuzda başımızdan kaynar sular döküldü. Olay başka bir şehirde gerçekleştiği için elimiz kolumuz bağlı bir şey yapamadık. Telefon görüşmesinden başka elden bir şey gelmiyordu. Teyzemi yatıştıramıyorduk. Neyse ki kuzen yanımıza geldi biraz rahatladık.

İngilizce kurs

Geçen aylarda iş yerimin ücretsiz sunduğu İngilizce kursuna yazıldım. Halk eğitim merkezinden gelen bir öğretmen var. Her şeyi sıfırdan öğreniyorum. Kalıplar, Tense’ler, kurallar o kadar zor geliyor ki, sanki bir günde cahil kalmış gibi hissediyorum. Derslerde aklımda kalanlar oluyor fakat hiç bilmediğim bir dil olduğu için çok çabuk unutuyorum. Sözlük okuyup, zamanlara çalışıyorum. Kuralları öğrenmeye çalışıyorum. İngilizce’yi öğrenmek için Türkçe’nin de iyi bilinmesi gerektiğini gördüm. Yıllar önceki aldığım dersleri ne de çabuk unutmuşum

Başka şeyler oku  Kendi kendimle MİM etkinliği

İlk günler sınıfta 60+ yaşlarda kursiyerler vardı. 20’den kişi vardı ama şuan kala kala 10 kişi kaldık. O da bazı günler. Özel sınıf işte tertemiz 🙂 Bu daha fazla ilgi demek. Cuma ya da Cumartesi yazılı sınav olacakmışız. Puan sistemi sanırım farklı işliyor. Full çekersen tam puan alamıyorsun sanırım, bir şeyler anlattı ama anlayamadım. Hafta sonu gelsin görürüz artık. 3 sınav birden yapacakmış öğretmen. 3 üniteden sorumluyuz. Fazla ama olsun. Ev ödevi olarak bir günümüzü yazmamızı istedi. Yazdım ama hep destek alarak tamamlayabildim. Geçmiş zaman, 3. tekiller işin içine girince biraz karıştırıyorum. Kurs sonunda bunların hepsini atlatıp şakır şakır İngilizce konuşursam dünyalar benim olur. Bir dünya kaynağım olur. Okumak istediğim bir kitap var onu da alır okurum. Tabi aksanımı da halletmem lazım. Malum, Türk olduğumuzdan dolayı duygusuz bir oduna dönüşüyoruz. Bol bol sesli okuma yapıp bu sorunu aşarım diye düşünüyorum.

The Walking Dead

Bol bol film dizi izleyerek zaman geçiriyorum. Şu aralar The Walking Dead izliyorum. Diziye geçen senelerde başlamıştım lakin izlemeye değer bulmamıştım. Yine şans verip izleyeyim dedim 5. sezona nasıl geldiğimi anlamadım. Bilmem Spoiler olur mu ama ilk sezonda zombilerin bilince ya da akla sahip olacaklarına dair şüphelerim vardı. Yersiz bir şüpheymiş, aylak aylak gezmeye devam ettiler. Rick’in baş etmesi gerekenler insanoğlu. Dünya çöküyor hala birlik beraberliği sağlayamadılar.

Kapanış

Uzun zamandır yazmıyordum iyi oldu iç döktüm biraz. Bu bloğu kapatmayacağım ama sık sıkta yazamayacağım. Ayda bir yazı gelir. Acil yazı işi olmazsa see you next month.


Beğendiniz mi? Paylaşın!

3 shares

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Yazılara abonelik?  
Ne istersin canısı?